<< Previous Next >>

a story of a lost soul in the forest


a story of a lost soul in the forest
Photo Information
Copyright: Ersin UYANIK (eruyanik) Gold Star Critiquer/Silver Workshop Editor/Gold Note Writer [C: 658 W: 23 N: 1216] (5046)
Genre: Fungi
Medium: Color
Date Taken: 2010-10-24
Categories: Fungi
Camera: Canon 350D EOS, Canon EF-S 18-55
Exposure: f/5.6, 1/60 seconds
Details: (Fill) Flash: Yes
More Photo Info: [view]
Photo Version: Original Version
Date Submitted: 2010-11-03 12:50
Viewed: 3639
Points: 16
[Note Guidelines] Photographer's Note
Here below is a story of a soul which is lost in the vast and grim forest, just for once, in my native language! Forgive me, but it is well beyond my interpretation capabilities and sadly this is just because of my poor English. It seems not possible to translate my story to you exactly!

Bir kayboluş hikayesi...

Kuzuyayla Kartepe aralığını iyi bilirim. Hem de size daha önce bahsetmediğim, yaşadığım acı-tatlı bir tecrübeyle! Son dönemde yaptığım gibi Kartepe oteli bahçesinin Kuzuyaylası tarafına bakan doğu yamacının dibine aracımı parkederek 15:30 gibi geç bir saatte mantar safarime tek başıma başladım. Hemen yakın alandaki hoş kayın ormanına dalarak doğu yönünde tırmanışa geçtim, o günün ilk fotoğraflarını çekmeyede bu sırttan başladım. Çeşit çeşit mantarlar sarı-kahverenginin enfes tonlarındaki zemininde cazibelerini sergilerken keyifli bir gezi başlangıcı yapmanın mutluluğu üzerimdeydi. Hygrocybe'lere, marasmius'lara da burada rastladım. Sırtı aştıktan sonra yolla buluştuğum bölgede tek tük serpilmiş köknar diplerinde lactariusları görmek hevesimi artırdı, tabii köknar altında olduğuna göre bunlar delicious değilde deterrimus ya da salmonicolor'lar olmalı idi. Buradan da daha önce orman içinde uzaktan gördüğüm ama hiç gitmediğim bir patikaya girdim. Bu aralıktada enfes bir puffball'un yanısıra lepista nudalar buldum. İlerledikçe enfes ormanın büyüsüne kapılarak yoldan ayrıldım ve ara ara serpişmiş köknarların birinden diğerine doğru orman içerisinde keyifle ilerledim. Rastladığım delicious'ları toplamanın yanısıra birer adet terreum ve clavulinopsis'i fotoğrafladım. Tabii gezdiğim hemen her yerde waxcap'lerin beyaz şapkalısı hygrocybe eburneus'larda bol miktarda mevcuttu. Buradaki fotoğraflama aşamasında basketbol sevdası kurbanı olan işaret parmağıma (kas zedelenmesi) taktığım atelimi kaybettim. Bu nedense canımı sıkan ilk küçük işaret oldu. Yine de lactarius'ların büyüsüyle ilerlemeye devam ettim, saat 18:00 civarıydı ve günbatımı keyifli dakikalarımın azaldığınında habercisiydi aslında. Yoldan uzaklaşmış olmamın hafif tedirginliğiyle ve sıkıntılı süreci içten içe sezinlememe rağmen ilerlemeye devam ettim, nasıl olsa büyü devam ediyordu ve ilerlediğim yönde bir patika bulacaktım elbette. Teker teker topladığım lactariusların beni sürükledikleri yönde ilerledim, o kadar uzaklaşmıştım ki artık geri dönmeyi hiç düşünmüyordum. Objektifime artık kullanamayacağım için takmış olduğum objektif kapağımıda düşürdüğümü farkettiğimde (2. küçük işaret), aslında kapağı takarken bunun gerçekleşeceğini de bildiğimi hatırladım! Bulacağım patikaya kadar ilerlemekten başka seçenek düşünmüyordum artık. Kayın ağaçları küçük ve sık olan sıkıntılı bir arazide dalları eğe büke, dikenlere aldırmadan ilerliyor ve görüşün azaldığı bir istikamete doğru yürüyordum. Nihayet karşıma 2 metre genişliğinde bir yol (patika) çıktı. Burada da yol kenarındaki köknarların altında bol bol lactarius bulmaya devam ettim, artık koyacak yerim kalmamıştı ve gecede çökmüştü. İçimdeki tedirgin ses, bu hırs ve açgözlülüğü bırakmam konusunda uyarılarda bulunurken se7en filmindeki greedy (açgözlülük) kurbanı aklıma geldi bir an. Ama ne olacaktı ki, nasıl olsa yoluda bulmuştum artık. Nihayet yoldan ilerleyerek dönüşe başlamanın zamanının geldiğini düşündüğümde hava tamamen kararmıştı. Bulduğum yolun ilerlediğim yönünün sonunda çalılık ve sık ormanla karşılaştığımda tedirginliğim bir parça daha arttı. Diğer yönü kontrol etmeden önce içimdeki bilge ses acıyla "şimdi cep telefonunuda kaybetmiş olmanın tam zamanıdır" diye fısıldayıverdi kulağıma. Hiç düşünmeden elimi cebime attığımda cep telefonunu bulamamak tamda apansız bir şimşek gibi çarptı beni! O ana kadar cep telefonumun verdiği ve o ana kadar farkında olmadığım bilinçaltı güvenimde terketmişti şimdi ve tam da olması gerektiği gibi paniğe kapıldım. Racondandır diyerek paniğe kapılmamam gerektiğini kendime telkin ettim ancak, hani panik denen şeye kapılınacaksa eğer bundan daha uygun bir yer ve zaman bulabilirmiydim ki sanki! Ve tabirin tam da anlamını yaşamam gerektiği fikrine teslim oldum oracıkta! Patikanın diğer ucununda, hiç şaşırmamacasına dead-end (çıkmaz sokak) olduğunun sağlamasını yaptığımda, kaybettiğim onca objenin ardından kendimi de kaybetmiştim artık. Karanlıkta mum ışığına muhtaç ilerlemeye çalışıyordum, hadi dürüst olayım, beni alıkoymaya çalışan kayın dallarıyla boğuşuyordum düpedüz. Nefes nefese dik inişte kayalık arazilere girdiğimde şimdide ayağımı kırmamın tam zamanıdır diye düşündüm, işte sonu hoş bitmeyen kaybolma hikayeleri de tam da böyle gelişiyor olsa gerekti. Kader kederli ağını sabırla ve acımasızca örüyordu muhakkak, "metodikti, şaşmazdı ve en kötüsüde sabırlıydı"**. Acele etmeliydim, koşmalıydım koşmalıydım da, beni engellemeye çalışan dallarla mücadelemde de yenik düşmeye başlamıştım artık. Bileğini bükemediğim bir dala çarptığımda kendimi diğer tarafa doğru salıyor, şekilsiz ve savruk bir yuvarlanmanın ardından salla pati ayağa kalkarak çılgınca, ama bir kaplumbağa hızında, bitmek bilmeyen inatçı kayınlarla dövüşe dövüşe devam ediyordum ormanda. Yön duygum kaybolmuştu artık ve de hayatta kalma mücadelesi yaptığımın farkındaydım, en azından öyle hissediyordum ki, bu söylediğimi sakın ha hafife almayın, o ilkel yaşam mücadelesinin güdümünde olmanın, insanlığını da unutman demek olduğunu yaşadım iliklerimde orada ben! Eşme'de yolumu bekleyen ve yol boyunca yanımda taşıdığım 3 yavrumu ve eşimide düşünmüyordum artık, artık sadece kendimi düşünüyordum! Acı bir duygu gerçektende, kimsenin tatmasını dilemem, ya da herkes bir kez olsun dahi tatmalı mı diye düşünmüyorda değilim hani! Aşağısı dik bir yamacın dibindeki sonu gelmeyen bir başlangıç sadece, dibine vardığımda karşımda bir o kadar inatçı bir o kadar dik yamaç daha ki, orada bayırda yuvarlanmanın müsrifliği de olmayacak, adam gibi tırmanacaksın sadece. Velev ki o yamacıda çıktım diyelim, ardında aşılmaz bir ümitsizlikle randevum olduğuna dair bir zerre kuşkum yok. Çaresizlik kelimesinin ne olduğunu sözlüklerde bulamayacağınız şekilde öğrendim ben o gece, ki sözlükler vız gelir!!

Aslında hikaye bitmiyor burada devamı var, mesela yön duygumun kaybolduğu o en çaresiz olduğum anda bir kutupyıldızı gibi, çıplak dalların arasından seçtiğim Kartepe otelinin büyük yıldız parçalarından oluşan kristal küresinden, umudumun tekrar yeşerip insanlığıma döndüğüm noktada, umuda olan son yolculuğumdan bahsetmeyeceğim size. Hele hele hiçte gitme niyetinde olmadığım yöne, kristal kürenin büyüsüne doğru uzun bir tırmanış ve kararlı mücadelemin ardından, gördüğüm kristal umudun aslında anında tuzbuz olacak o geceye özel olağandan büyük bir dolunay olduğundan ise hiç bahsetmeyeceğim! Dizlerim titremeli ve salmalıyım artık kendimi dediğimde, az ötede kurtuluş yolumu bulacağımdan da habersizdim o an!

İşte o an, hayatımda er meydanına ilk kez çıktığım ve çıkar çıkmazda kaybettiğim an olarak kalacaktır ruhumda!

Size yazarken o geceyi tekrar yaşamak istedim, hissettiklerimi hissettirebilmek amacıyla da haddim olmayarak edebi olmaya cüret edebilecek kadar edeb'siz bir yazı oldu, kusura bakmayın.

Selamlar,

Ersin

omereser, Pitoncle has marked this note useful
Only registered TrekNature members may rate photo notes.
Add Critique [Critiquing Guidelines] 
Only registered TrekNature members may write critiques.
Discussions
None
You must be logged in to start a discussion.

Critiques [Translate]

Merhabalar Ersin bey,
Karlı kayın ormanında gitmişsiniz geceleyin:))
Başınızdan geçen bu ilginç kaybolma macerasını çok hoş akışkan arı bir Türkçe ile anlatmışsınız. Bir solukta okudum, dilinize sağlık. Fotoğraf paylaşmadan da öte Türkçemizin bütün güzelliğiyle bu ecnebi sitede yer alması ayrı bir zevk.
Elinize, dilinize sağlık,
Ömer.

Merhaba Ersin bey,
Very nice and poetic capture. Sharpness and colours are so beautiful.
Unfortunatelly google translate did not allow me to have a full understanding of your story. Just some impressions of this strange night in the forest. I must learn Turkish, for sure! Iyi geceler,
Catherine

Selamlar Ersin Bey,
Arazide kendimi kaybedip geri dönmeyi unutarak dağda gecelediğim çok oldu. Bu tür şeyler ne kadar kötü görünsede insana hayat katıyor bence. Gerçi sizin durumunuz biraz kötüymüş. Çünkü geride sizi bekleyen 4 yürek varmış. Yaşadığınız olayı okurken kendimi yerinize koydum ve gecenin bir yarısı arazi yapasım geldi (Şimdilik bekleyen eş ve çocuklarımın olmadığının rahatlığıyla) :)
Emeklerinize sağlık ve Ailenizle uzun, güzel bir ömür geçirmeniz dileğiyle.
Saygılarımla
Volkan

Merhaba Ersin bey,
Must be a beautiful story, too pity I don't understand too much - the same Google Translator problem Cathy talked about. So I'll be simply scientifical: Marasmius alliaceus (Jacq.) Fr.
Tfs the great pic, best regards, László

  • Great 
  • tuslaw Gold Star Critiquer/Gold Star Workshop Editor/Gold Note Writer [C: 2754 W: 282 N: 4931] (19883)
  • [2010-11-03 19:18]

Hello Ersin,
A wonderful image of these little mushroom showing superb detail from a low POV. Nicely composed shot with beautiful natural colorization. Great DOF and just the right amount of exposure. Well done!!
Ron

  • Great 
  • foozi Gold Star Critiquer/Gold Note Writer [C: 2791 W: 0 N: 6696] (25839)
  • [2010-11-04 1:38]

Hello Ersin,
very beautiful composition of this small and thin fungi. The sharpness and clarity is so well presented. How I like the preserved surroundings of the fried leaves and mossy log.ng subject.
Very well composed and very exciting fungi shared.

Regards,
Foozi

Bonjour Ersin,
Agréable publication valorisant relativement bien les sujets dans leur environnement.
A bientôt sur TN pour de nouvelles aventures.
Gérard

Selamlar Ersein bey,
mükemmel netlikte bir çalışma.
Elinize sağlık harika bilgilerle süslemişsiniz.

Calibration Check
















0123456789ABCDEF